Adventistler

Adventist Tarihi

Yedinci-Gün Adventistleri tek Tanrı'ya ve O'nun sevgi olduğuna inanan insanlardan oluşan bir inanlı topluluğudur. O'nun insana duyduğu sevgiden ötürü bizlere kutsal peygamberler ve kutsal kitaplar verilmiştir. Bizleri gerçeğe yönelten tüm peygamberlerin yazılarını öğrenmekten büyük bir mutluluk duyarız. Kutsal yazıların içerdiği vaatler bizlere umut verir, günlük sorunlarımızın üstesinden gelmemizde bizlere yardımcı olur ve pek yakında gelecek olan yargıya güvenli ve umutlu bir bekleyişle bakmamız konusunda bizlere cesaret verir.

Bizler, önce Adem peygambere daha sonra da İbrahim peygambere, Mesih'in gelişi ve insanlığı günaha ve ölüme karşı verdikleri mücadeleden kurtaracağına ilişkin verilen vaade inanırız. Bizler İsa'nın peygamberliğine ve bir peygamberden çok daha fazla özelliği olduğuna inanırız. O, Tanrı'nın saptadığı Mesih'tir. Mesih İsa'nın mütevazi ve hoşgörülü yaşamı aracılığıyla O bizlere birbirimize hizmetin ve sevginin örneğini göstermişti. O, elçilerinin ayaklarını yıkamıştı; bizler de aynısını yaparız. Bizler, önceden peygamberlere de bildirildiği gibi İsa'nın bir bakireden doğduğuna, öldüğüne, yeniden dirilerek göklere yükseltildiğine inanırız. O, bunların tümünü gerçekleştirmiştir. O, eski adetlerin gerçekleşmesi ve kurbanlık kuzunun bir sembolüydü. İsa şimdi canlıdır ve bizim aracımız olarak göklerin görkeminde bulunmaktadır.

İsa bizzat yeniden geleceğini önbildirmişti. Bizler bu gelişin çok yakın bir zamanda, ateş ve yargıyla olacağına inanıyoruz. Bizler İsa Mesih'in gelecek olan yargıda, yargıcımız ve yardımcımız olduğuna inanıyoruz. İsa Mesih'in, Tanrı'nın bizleri sevdiği ve İbrahim'in sahip olduğu inanç aracılığıyla tüm dünyanın kurtulmasını arzu ettiğine dair yapmış olduğu açıklamalardan cesaret alıyoruz. Günahkar eylemlerimiz ve günahkar karakterimiz, mahkumiyeti ve ebedi cezayı hak etmiştir. Bizler, kendi eylemlerimizin erdemiyle değil, Tanrı'nın doğruluğundaki iman aracılığıyla bu yıkımdan kurtulduğumuza inanıyoruz. Yaptığımız iyi işler, Tanrı'nın bizim üzerimizdeki dönüştürücü eyleminin meyveleridir.

Bizler Tanrı'nın Bir olduğuna, hükümranlığını ise önceden vermiş olduğu yasaları üzerine kurduğuna inanıyoruz. Tanrı'nın bu sistemli hükümranlığının örneklerini doğada ve insan bedeninde görebiliriz. Tanrı'nın yaratışına ve kendi bedenimize saygı duyarız. Örneğin domuz gibi murdar yiyecekler yemeyiz. Sigara ve alkol içmekten, uyuşturucu maddeler kullanmaktan kaçınırız, zira bu gibi maddeler düşünme, ibadet etme ve yaşama kabiliyetimize zarar verirler. Benzer şekilde bedenlerimizi cinsel ahlaksızlıklardan, gözlerimizi ve kulaklarımızı kötülüğün imgelerinden ve seslerinden, şiddetten ve çeşitli ahlaksızlıklardan uzak tutmaya gayret ederiz. Bunlar bizim üzerimizde güçlü bir şekilde etkin olan Tanrı'nın Kutsal Ruh'una saldırırlar. Bunun yerine eğlencelerimizde ve hazlarımızda soylu, iyi, dürüst, saf ve sevgi dolu olan şeyleri seçeriz. Bizler insanlık için Tanrı'nın en iyi yol olduğuna inanırız.

Tanrı tüm insanlık için yasalarını Aden bahçesinde Adem ve Havva peygamberlerimize açıklamıştı. Daha Aden'de Musevilik, Hıristiyanlık ya da Müslümanlık yokken O, insanlığın refahı için evliliği ve bir dinlenme günü olarak kutsal Yedinci günü tesis etmişti. Musa Peygamber'e verdiği On Emir'de Tanrı, insanın yedinci günü kutsal sayarak anımsamasını arzu ettiğini tekrarlamıştır. Bu emirler Tevrat'ta yazılarak değişmeden korunmuş, Mesih İsa aracılığıyla yeniden onaylanmış ve günümüze kadar riayet edilmiştir. Bizler Tanrı'nın emrettiği gibi yedinci gün olan her Cumartesi dinlenir, ibadet eder, kutlama yapar ve paydaşlık için bir araya geliriz.

Yedinci-Gün Adventistleri, sağlam bir aile yapısı olan insanlardır, dua eden, oruç tutan, gelirinin % 10'undan fazlasını Tanrı'ya adayan, kardeşlik içinde yaşayan ve hepsi de İbrahim peygamberin Tanrı'sına ibadet eden insanlardan oluşur. Bizler gerçek anlamda cennete ve kötülerin nihai olarak yok edileceğine inanırız. İnsanlık için sadece bu iki seçenek mevcuttur ve bizler hedef olarak cenneti seçtik! Mesih İsa tarafından söz edilen yeniden doğuş tecrübesinden dolayı Tanrı ailesinin birer üyesi olarak lütufta yaşarız. Bu lütuf Tanrı'nın bizleri (ve doğruyu seçen herkesi) ebedi cennetine kabul edeceği konusunda bizlere güvence ve inanç verir.